14 Ekim 2015 Çarşamba

Eğitim-Öğretim Üzerine


Eğitim meselesi insanoğlunun en gözde ve incelenen konularından biri. Kişisel varlığını keşfeden insan daha sonra kendi öğrendiklerini programlı olarak ya da basit bir şekilde başkalarına öğretmeye adamış gibi kendini. Bu adanmışlık uğruna canını veren bile var...

Misal en ünlü eğitimcilerin hayatı hep hüzünlü deneyimlerle dolu. Ancak bu insanların günümüzdeki şöhretlerini yakalamaları da yine bu hüzün dolu deneyimlere boyun eğmeyişlerinden kaynaklanıyor. Modern kent yaşamı insanına çok da basit gibi görünen bazı şeylerin icadı ve öğretimi ise oldukça meşakkatli bir geçmişe sahip. Aklıma gelen bir örnekle başlarsak; kağıt

Kağıt dediğimiz şey bizim için elimizin altında daima bulunan, kullanımı çeşitli ve oldukça pratik, aynı zamanda bir o kadar da ucuz olan bir ürün. Peki bu kadar kullanışlı ve rahat bulunan bir maddenin ilk olarak tarih sayfalarına düşüşünü hatırlayalım. Oldukça zor ve uzun bir yolculuğu var. Bunları hepimiz biliyoruz. Taşları, ağaç yapraklarını kağıt niyetine kullanan insanoğlu en nihayetinde günümüz kağıt formunu bulur ve seri üretim devam eder. 

Neyse biz konumuzu çok saptırmayalım..

Peki bu kağıt uğruna harcanan emekler ve onun bir diğerine öğretimi süreci nasıldır?

Bunu elbette anca yaşayan bilir fakat insanın insana verdiği eğitim yeryüzündeki en kutsal şeydir. Medeniyetler tarihini oluşturan, tarımdan sanayiye kadar her alanda temel alınan şey eğitimdir. Ben bunun tartışılmasını bile kabul edemem (zaten bana bu konuda fikir soran olacağını da zannetmiyorum ya neyse)

Bu sebepten dolayı eğitimi veren insanların toplumun en kutsal bireyleri olduğu kanaatindeyim. Bu eğitim hangi alanda olursa olsun fark etmez. Akademik eğitim, meslek eğitimi, bilim-sanat eğitimi, kültürel eğitim, din eğitimi vs. Tüm bu alanların ve daha sayamadığım nice alanın eğitimde çalışan ve işini layıkıyla yapmakta olan insanların hak ettikleri değeri toplum içinde göremiyor olmaları bence fazlasıyla trajik bir konu. 


Malesef ülkemizde bir meslek alanı popüler olmadığı sürece değer verilmeye de layık görülmüyor. Benim gözümde basit bir futbolcu olan insanın aptalca bir söylemi, değerli bir öğretmenin söyleminden daha çok gündemi işgal ediyorsa burada bir yerlerde büyük bir sıkıntı olduğunu belirtmeden edemem. 


Günümüzde bu durumun oluşmasının temel sebebinin de medya olduğunu düşünüyorum. Medya okuryazarlığı konusu vasatın çok çok altında ve insanlar bu konuda kendilerini geliştirmeye ve öğrenmeye hiç de açık değiller. 

Bu konuya ziyadesiyle üzülüyorum...

Tartışmaya belki de çok açık bir konu bu fakat diyeceklerime burada ara vererek belki başka konularda da bu duruma değinebilirim. 

Saygılarımla :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder